8. Sınıf Din Kültürü Hz. Muhammedin Hayatından Örnek Davranışlar 3. Ünite Özet

AskinElibol

Öğretmen
13 Ara 2020
15,387
14
38

Hz. Muhammed(s.a.v) İnsanlara Değer Verirdi.
İnsan ilişkilerinde her zaman dürüst ve
Ø Hz. Muhammed(s.a.v) insanlara ırk, renk, cinsiyet, güvenilir olan Hz. Muhammed, inananların zenginlik ve makamlarına göre davranmazdı. da güvenilir ve dürüst olmasını istemiştir.
İnsanların onurunu kıracak söz ve davranışları “Müslüman, elinden ve dilinden başkalarının
yasaklamıştır. güvende olduğu kimsedir.” buyurarak
Toplumdaki her gruptan insanla birebir ilgilenmiştir. dürüstlük ve güvenirliğin önemine vurgu Ø Kimsesizlere, yetim ve öksüzlere, yaşlılara ve hastalara yapmıştır. sahip çıkmıştır.
Başka dinden olanlara da iyilikle muamelede bulunmuş, insanların iyiliği için Allah’a duada bulunmuştur.
İnsanların onurunun korunmasını istemiştir.
Hz. Muhammed(s.a.v) Bilgiye Önem Verirdi.
Peygamberimiz Mescid-i Nebi’nin önünde Ø Hz. Muhammed(s.av), çeşitli olaylarda gösterdiği otururken önünden bir cenaze geçer. tavırlarla bilgiye ne kadar önem verdiğini göstermiştir.
Peygamberimiz cenaze geçerken ayağa
Ø Örneğin Bedir Savaşında esir düşen müşrikleri, 10 kalkar. Yanındakiler “Ey Allah’ın Resulü! Müslümana okuma yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılacağını söylemiştir.
Geçen bir Yahudi cenazesiydi. Niçin ayağa Ø Medine’ye hicret ettiğinde bir mescid inşaa ettirmiş, kalktınız?” dediklerinde: “Yahudi de olsa o mescidin bir bölümünü ilim tahsili için ayırmıştır. Bu
da bir insandır.” Buyurdu. bölümde kimsesiz gençler ilim tahsil ederlerdi. Mescid-i
Nebi’nin bu bölümünde ilim tahsil eden öğrencilere
Ashab-ı Suffa, mescidin bu bölümüne de Suffa denirdi. Ø Hz. Peygamber insanlara içten davranırdı. Başkalarıyla konuşurken, konuşmasının bitmesini sonuna kadar Bir gün Hz. Peygamber mescide girdiğinde dinler, eğer konuştuğu bir çocuk ise onun bulunduğu iki grup görür. Bir kısmı namaz (nafile)
yere kadar eğilir, öyle dinlerdi. kılmakla diğer bir kısmı da ilim öğrenmekle
“Sizin en hayırlınız insanlara en faydalı meşguldür. Onlar için şöyle der: “...Her iki
olanınızdır.” (Hadis-i Şerif) grup da iyi şey talep ederek duaşeylerle meşguldür; şu var ki bir edenlere o şeyi verip
vermemekmAllah’a aittir. Hâlbuki diğer
gruptakiler ilim elde ediyorlar ve böylece Hz. Muhammed(s.a.v), Güvenilir Bir İnsandı. cehaleti savıp kovuyorlar. Bana gelince ben

Hz. Muhammed(s.a.v) güvenilir bir insan olduğundan öğretmen olarak gönderildim.” Sonra Hz. gençlik yıllarında, daha Peygamberlik görevi Muhammed, ilim öğrenenlerin arasına verilmeden önce kendisine Muhammedül Emin katılıp oturmuştur. O, bu tavrıyla bilgi
(Güvenilir Muhammed) diye çağrılırdı. öğrenmekle uğraşan kimselerin değerini
Her zaman doğru sözlü olmuş, verdiği sözde durmuş ve yükseltmiş ve insanları ilme teşvik etmiştir. emanetleri korumuştur.
Ø
Gençlik yıllarında Kabe’nin onarılması esnasında
Mekkeliler arasında çıkan anlaşmazlık,
Peygamberimizin hakemliğiyle çözülmüştür. Bu olaya “Hz. Muhammed’in Kabe Hakemliği” denir.

Ø Peygamberimizin İlim ile ilgili Hadislerinden bir kaçı şöyledir:
v İlim tahsil etmek her Müslüman erkek ve kadına
Mekkeliler, Hz. Muhammed’e güvendikleri farzdır. için kıymetli eşyalarını ona emanet v İlim mü’minin kayıp malıdır. Onu nerde bulursa ederlerdi. O, Mekke’den Medine’ye hicret alsın.
edeceği gün, kendisine bırakılan emanetleri sahiplerine teslim etmek üzere Hz. Ali’yi görevlendirmiştir.


HZ. MUHAMMED’İN HAYATINDAN ÖRNEK DAVRANIŞLAR

Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen, ya da bunları Ø Hz. Muhammed(s.a.v), tüm insanlar için rahmet ve seven ol. Beşincisi olma helak olursun. merhamet kaynağı olmuştur.

Âlimler gökteki yıldızlar gibidir. Yıldızlar nasıl Ø Hz. Muhammed(s.a.v), insanların hatalarını hoş görür, karanlıkta yol gösterirse âlimler de yeryüzünde onların hatalarını affetme yolunu tercih ederdi. rehberdirler.

Kim ilim öğrenmek için (evinden) çıkarsa geri Resulüm! Biz seni ancak alemlere Rahmet dönünceye kadar Allah yolundadır. olarak gönderdik. (Enbiya Suresi 107. Ayet)
Hz Muhammed(s.a.v) Danışarak İş Yapardı


Bir iş için tecrübeli insanlardan bilgi alma, Ø İnsanların Peygamberimizin etrafında kısa süre içinde


yöntem sorma ve danışmaya İstişare denir. toplanmalarının sebebi Peygamberimizin insanlara

karşı merhametli ve affedici davranmasıdır.

Ø Peygamberimiz, çocuklara karşı da çok merhametliydi.



Hz. Muhammed(s.a.v.) istişareye, danışmaya önem Torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i kucağına alır,

Ø

onları okşar, severdi. Bir defasında Peygamberimizin vermiş, insanlara danışmadan iş yapmamıştır.

Hz. Muhammed(s.a.v) en önemli işlerinde, savaş ve torunlarını sevdiğini gören bir bedevi: “Ey Allah’ın

Ø

Resulü, benim 15 çocuğum var, ama hiç çocuklarımı barış ortamlarında danışarak iş yapmış, böylece kucağıma alıp sevmedim.” Dediğinde Peygamber ashabına ve bizlere danışarak iş yapmanın önemini

Efendimiz: “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” vurgulamıştır. buyurmuştur.

Ø Hz. Peygamber “Her şeyi ben bilirim anlayışıyla hareket Ø Hz. Muhammed(s.a.v) merhametli olduğu gibi aynı etmemiş, “Danışan asla pişman olmaz.”, “Bir millet, zamanda affediciydi. Çocukluğundan itibaren işlerini danışma ile yürüttüğü sürece sıkıntıya düşmez.”

Peygamberimizin yanında yetişen Enes b. Malik(r.a) bir​

Sözleriyle İslam’da danışmanın önemini ortaya kere bile Peygamberimizden azar işitmediğini koymuştur. söylemiştir.



Peygamberimiz, Bedir Harbi’nde uygulanacak Sevgili Peygamberimizin küçük oğlu İbrahim,

taktik hususunda arkadaşlarına danıAskerlerin konuşlanacağı yeri, yine istişare ile şmıştır. sütannesinin yanında yaşıyordu. İbrahim bir buçuk yaşındayken hastalanmıştı. Sütannesi, belirlemiştir. Uhut’ta savunma mı yoksa Peygamberimize haber gönderdi. Hz.

meydan harbi mi yapılacağı hususunda da arkadaşlarına danışmış ve istişare sonucunda Peygamber, yanına bazı arkadaşlarını alarak yola koyuldu. Oğlu İbrahim’in yanına geldi.

benimsenen görüşü kabul etmiştir. Hendek İbrahim ağır hastaydı. Onun hasta bedenini

Harbi’nde şehrin etrafına hendekyine istişare sonunda Selman-ı Farisi’den kazma fikri üzüntü içerisinde süzdü ve kucağına aldı. Son nefeslerini veren İbrahim’in acısına


çıkmıştır. Bütün bu örnekler, Hz. dayanamadı. Gözlerinden yaşlar akmaya

Muhammed’in danışarak iş yapmaya çok önem verdiğini göstermektedir. başladı. Hem ağlıyor, hem İbrahim’i bağrına basıyor, kokluyor ve öpüyordu.


Peygamberimizin yanında bulunan

Hz. Muhammed(s.a.v) Merhametli, Hoşgörülü ve arkadaşları bu duruma çok şaşırmışlardı. “Siz


Affediciydi de mi ağlıyorsunuz?” diye sordular. Sevgili

Merhamet: Herhangi bir canlının zarar Peygamberimiz şaşkınlık içinde kendisine

bakan arkadaşlarına dönerek şöyle dedi:
görmesini, cezaya çarptırılmasını

“Göz yaşarır, yürek sızlar. Ancak biz

istememek, her zaman insanlara acımak ve onların iyiliğini düşünmektir. Rabbi’mizin hoşuna gitmeyen bir söz söylemeyiz. Bil ki ey İbrahim! Senin
Hoşgörü:
İnsanın her an hata

ayrılığına dayanamıyoruz.”


yapabilecek bir özellikte olduğu

bilinciyle, yapılan hataları hoş görmektir.

Affedici Olmak: Yapılan hataları hemen



cezalandırma yoluna gitmemek,

insanların hatalarından dönmesini beklemek demektir.




Hz. Muhammed(s.a.v), Çalışmayı Sever ve Zamanını İyi Ø Peygamberimiz, Peygamberlik görevi boyunca başına Değerlendirirdi. gelen olumsuz olaylarda bile sabretmeyi bilmiş,

müşriklerin kendisine ve Müslümanlara yaptıkları​

Dinimiz her alanda çalışmayı emretmiş, ancak işkencelere “Allahım! Onlar bilmiyorlar. Sen benim çalışanların dünya ve ahiretini kazanacağını beyan kavmime hidayet nasip et!” diyerek sabırla karşılık etmiştir. vermiştir.

Hz. Muhammed(s.a.v) de diğer Peygamberler gibi Ø Peygamberimiz, sabrının yanında aynı zamanda çalışarak geçimini sağlamış ve çalışmayı teşvik etmiştir. cesaretliydi. Müşriklerin onca tehditlerine boyun

eğmemiş, sabır ve cesaretle dinini yaymaya devam “Hiç kimse kendi emeği ile kazandığından etmiştir. Sonunda zafere ulaşan Peygamberimiz ve dahahayırlı bir lokma yememiştir.” (Hadis) Müslümanlar olmuştur. Allah Kur’an’da bu durumu şöyle ifade eder: “Andolsun ki senden evvel de

peygamberleri yalanlanmışlardı. Fakat yalanlandıkları
ve eziyete uğradıkları şeylere karşı sabretmişlerdir. Ø İnsanın ömrü ve imkanları sınırlıdır. Bu nedenle Nihayet onlara bizim yardımımız gelip yetişti...” zamanını iyi planlamak, başarının en önemli

gereklerindendir. Müşrikler Peygamberimizin İslamiyeti


Hz. Muhammed gençlik yıllarının çoğunu yaymasını engelleyemeyeceklerini anlayınca amcası Ebu Talip’in yanında ticaretle Peygamberimizin amcası Ebu Talib’e gittiler. uğraşarak geçirmiştir. Hz. Hatice’nin Ebu Talib’e: “Yeğenine söyle, ona Mekke’nin

kervanının başına geçmiş, onunla ticari en güzel kadınını verelim. Hükümdarlık

ortaklık yürütmüştür. Onun bütün bu verelim,Kâbe’ninaltına boğalım. Yeter ki İslamı aymaktan anahtarlarını verelim. Onu faaliyetleri, geçimini temin etmek içindir.
vazgeçsin.” Diyerek Peygamberimize reddi


zor bir teklifle geldiler. Peygamberimiz Ø Hz. Peygamber yapılan çalışmanın düzgün ve sağlam olmasına önem vermiştir. Bu konuyla ilgili şöyle amcasından bu teklifleri dinledikten sonra
buyurmuştur: “Sizden biriniz bir iş yaptığı zaman, onu tüm cesaretiyle: “Vallahi ey amca! Güneşi

en güzel şekilde yapsın.” sağ elime, ayı sol elime verseler ben bu

Kur’an-ı Kerim’de çalışma teşvik edilmiş, tembellik davamdan vazgeçmem.” Diyerek dini kınanmış ve zamanın boşa geçirilmemesi istenmiştir. yaymadaki kararlılığını dile getirmiştir. Nitekim İnşirâh suresinin 7. ayetinde şöyle buyrulmuştur: “Bir işi bitirdiğin zaman hemen başka bir işe koyul.”

Hz. Muhammed, zamanın insan için önemli bir değer Hz. Muhammed(s.a.v) Hakkı Gözetirdi.

olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle zamanını en iyi Ø Hz. Muhammed(s.a.v) hayatı boyunca hak ve adaletten şekilde değerlendirmiş ve Müslümanların da ayrılmamıştır. Kendisine Peygamberlik gelmeden önce değerlendirmesini istemiştir. Hz.Peygamber, “İnsanlar Mekke’de haksızlığa uğrayanların haklarını savunmak

iki nimetin değerini bilmezler. Bunlardan biri sağlık için kurulan “Hılful Fudul” (Erdemliler Topluluğu)’na diğeri boş vakittir.” üye olmuş, Peygamberliği döneminde de “şimdi olsa yine üye olurdum.” Buyurmuştur.

Hz. Muhammed(s.a.v) Sabırlı ve Cesaretliydi. Ø Hz. Muhammed, yaşamında daima adaleti ilke

edinmiştir. Hakkı gözetirken, adaleti uygularken

Sabır: Üzüntü, sıkıntı ve acılara karşı direnme insanlar arasında fark gözetmemiştir. O, ilahi emirler göstermektir. doğrultusunda hareket etmiştir.



Hz. Muhammed küçük yaşta yetim ve öksüz kalmış, “Güçsüzün, incindiği ve hakkını alamadığı bir ilerleyen yaşlarda çeşitli sıkıntılar ve zorluklar toplum yücelemez.”(Hadis-i Şerif) yaşamıştır. Ancak yaşadığı zorluklara hep sabırla

yaklaşmıştır. “Yer ve gökler adaletle ayakta

Peygamberimiz sabrın önemini vurgularken: “Hiç durmaktadır.”(Hadis-i Şerif) kimseye sabırdan daha hayırlı ve iyi bir özellik verilmemiştir.” Buyurmuştur.

Kur’an-ı Kerim’de de sabırlı insanlara Allah’ın yardım edeceği belirtilir. “Ey iman edenler, sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Suresi 153. Ayet)

Hz. Muhammed(s.a.v) Doğayı ve Hayvanları Severdi.

Doğanın ve hayvanların korunması başta insan olmak üzere bütün canlılar için gereklidir. Bu nedenle Peygamberimiz doğanın ve hayvanların korunmasını, çevrenin temiz tutulmasını istemiştir.

Hz. Peygamber hayvanları ve doğayı severdi. Hayvanların aç bırakılmamasını, ağır yük yüklenmemesini söylerdi.



“Bir kimse ağaç diker de bunun meyvesinden insan, hayvan veya kuş yerse, yenen şey onun için bir sadaka yerine geçer.”
“Her can taşıyan varlığa yapılan iyilikte sevap vardır.”
“Haksız yere bir kuş veya daha küçük bir hayvan öldüren insana Allah
onun hesabını mutlaka soracaktır .”


Hz. Peygamber hicretin sekizinci yılı Mekke’nin Fethi’ne giderken bir vadide, Müslim Müsakat 10 yolun kenarında yeni doğmuş yavrularını emziren bir köpek gördü. Bir sahabeyi çağırıp köpeğin ve yavrularının rahatsız edilmemesini sağlamak üzere ordu geçinceye kadar orada nöbet tutmasını emretti.